edirne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edirne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2011 Salı

Hayal..

Ayrildiginiz erkek arkadasinizin sizinle kurdugu haylalleri sizden sonra gelen biri ile yeniden kurmasi, sizin yerinize baskasini koyup yerininizi doldurmaya çalıştığı için degil, sizin ve sizden sonra gelen icin tek bir hayale sahip olmasindan kaynaklanır. O hayalleri baskasiyla kurmasi, onun yada sizden sonra gelenin ucuzlugu degil, sizin o hayallere laik olmadiginizin gostergesidir. Lakin, seven adamin tek bir hayali vardir, hak eden ile gercek olacak olan.. saygılar..

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Eskiden.

Okulla ev arası gidip geldigimde sanki dunyayi gezmiş gibi olmanın verdigi mutlugu yasadigim gunlere dönmek istiyorum.

26 Temmuz 2011 Salı

Gülebildigimiz anlar..

Gülebildigimiz anlar fotoğraf karelerinde artik.. O da fotoğrafı çekenin zorlamasıyla..

Sanki herkes en mutlu anını kurtarsın diye ölümün elinden yada yalanda olsa güldüğü bir anı saklasın diye hapsetmiş bir çerçevenin içine bir resim albümüne.. Doğdugu gün ölümü kovalamaya başladığnı bilmeden... Sanki bunu dünyada herkes yapmış gibi kimse gülümsemiyor artik.. Ne yağmur heyecanlandırıyor insanları, ne güneş, ne ay nede bir kez olsun gerçekten gülebilme ihtimali.. O kadar sahteleşmiş ki herşey, farkında olmadan insalarda yitirmişler gerçekliklerini.. Gülümsediginiz, mutlu olduğunuz anları hapsettiginiz çerçevenin tozunu almak kadar kolay birşey değil gülmeyi unuttuktan sonra bir an olsun gerçekten gülebilmek.. keşke o kadar kolay olsaydı.. hatta tozunu almaz uffffff diye uflerdik milyonlarca gülümserdik..

17 Temmuz 2011 Pazar

İlk..

İlk defa gordum seni düşümde. Öyle gerçekti ki sanki uyumuyordum. Bir yana çektin beni geleyim diye bense gelmek istemedim. Öyle bir astın yüzünü öyle bir üzüldün ki, uyanıkmışım gibi yaktı canımı, yüzün asılınca içime düşen ateş. Hemen o yöne yöneldim öyle güzel güldün ki zümrüt kuşları kanat çırpmaya başladılar, cenneten bir tablo gibiydi, cennet gibiydi. Sorular sordun bana, cevabını bildigim sorular ama hepsi o anda sır oldular. O kadar gerçektin ki, izledikçe seni, başka şey göremez, duydukça sesini başka ses işitemez oldum. Dokundum sana, tenine degmeden elim çekip çıktı bedenimin içinden ruhum.. Sen düşlerde bile böyle yakan, böyle kör eden, böyle cenneti yerlere indiren ve böyle ten kafesinden canı ayıran... Peki ya, bir kere gerçek olsan.. Neler olur o zaman..